İYİLİK VE HEKİMLİK

Gülin Erkmen'in dilinden Gülin Erkmen; İstanbulluyum, erguvan rengiyim, martıların çığlığı, boğazın nefesi ve bir de hekimim. Koca çınara hediye olsun son nefesim!


Muhabir: Hekimlik ne ile başlar?

Gülin Erkmen: Hekimlik merak ile başlar. Mesela gün sonunda yorulduktan sonra gelip anneannenizin göğsüne başınızı yasladığınızda akciğerden ,mideden ve diğer organlardan çıkan sesleri duyduğunuzda içinizde oluşan merak ile başlar.


Muhabir: İyilik tanımlarında sizi etkileyen bir tanım var mı?

Gülin Erkmen: Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig destanında anlattığı gibi iyilik tanımı beni ilk okuduğumda çok heyecanlandırmıştı.


Muhabir: Sizce iyilik somut bir şey midir?

Gülin Erkmen: Bu soruya hayatımda yaşadığım bir anı ile cevap vermek istiyorum. Ben küçükken hep koşarak yürürdüm bir gün manav amca beni tuttu ve bu ne telaş güzel kızım dedi ve önünde giden kişileri görüyor musun dedi evet dedim bende, önümüzde üç tane yaşlı amca vardı. Manav amca dedi ki hiç bir zaman yaşlıların önünden gidilmez onların ihtiyaçları olur ve senin onları arkadan görüp müdahale etmen lazım. Bu benim hayatımda iyiliğin sadece insanlara somut bir şeyler ile iyilik yapılmadığının soyut olarak da yapıldığını öğrendiğim gündü.


Muhabir: Hastane içi okulu neden kurdunuz?

Gülin Erkmen: Çalıştığım hastanede bizlerden belli bir sayıda hasta bakmamız isteniyordu ama aramızda yeni doğum yapmış anneler vardı. Bebeklerini ,çocuklarını bakıcıya bırakıp gelen anneler vardı. Bende bir gün yetkili kişilerin yanına giderek durumu anlattım ve fikrimi söyledim. Daha sonra yetkili kişiler fikrimi ve talebimi ciddiye alarak hastane içi okulu açtık. Anneler artık işe çocukları ile geliyorlardı ve akılları onlarda olmadığı için daha verimli çalışıyorlardı.


Muhabir: Sizin için hekimlik nedir?

Gülin Erkmen: Benim için hekimlik gönlümün en içinden gelen bilimin renk ahenk olan bir aşktır.


Muhabir: Yapılan her şey iyilik midir?

Gülin Erkmen: Bu soruya örnek vererek cevap vermek istiyorum. Hamile kadınların mide bulantıları geçsin diye ilaç üretildi ve gerçekten de mide bulantısı diye bir şey kalmadı ama ilacın yan etkisi doğan tüm çocuklar kolsuz doğdu. O yüzden de yapılan her şey iyilik olarak görünse de iyilik değildir.


Muhabir: İyileşme serüveni nasıl bir şeydir?

Gülin Erkmen: İyileşme süresinde tanı ve tedavi çok önemlidir. Çevremizin de iyileşmemize çok büyük etkisi vardır. Aslında iyileşme diye bir şey yoktur doğru tanı ve iyilik vardır.


Muhabir: İyilik kavramı çerçevesinde sağlık çalışanı ile hasta arasındaki ilişkiler nasıl olmalıdır?

Gülin Erkmen: İlk başta hekim ile hasta arasında can cana insan insana sevgi ve güven temelli bir ilişkisinin olması lazım. Böyle bir ilişki olmazsa hekim hastaya yardımcı olamaz.


Muhabir: Bir insanın kendine yapacağı en büyük iyilik nedir?

Gülin Erkmen: İnsanın kendini bilmesidir. Yerini bilse haklarını bilse karşıdaki insana saygısını sevgisini bilse kendine en büyük iyiliği yapmış olur.


Muhabir: Bağımlılıktan kurtulmak için neler yapılması gerekir?

Gülin Erkmen: Öncelikle gittiği kişinin hekim olması lazım daha sonra doldurulması gereken formları en doğru şekilde doldurması gerekir. Daha sonrada sabır ve itinalı bir çalışma ile bırakabilir.


Muhabir: Çok teşekkür ederiz bize zaman ayırdığınız için hocam iyilik ile kalın sağlık ile kalın.

Gülin Erkmen: Zamanım sizinle güzelleşti. Bana da bu güzel projede yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Her zaman iyilikte buluşmak dileği ile kendinize iyi bakın.


BU DEĞERLİ SOHBET İÇİN GÜLİN ERKMEN HOCAMIZA ÇOK TEŞEKKÜRLER.

VARLIĞIMIZ İYİLİK OLSUN

17 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör