İyilik Yapmak Zorundayız

“Çok uzun uzun yıllar önce yaşayan belli bir insan grubu varmış. Bu kişilerden binlerce sene sonra yaşayacak olan insanlar bu kişilere avcı toplayıcı adını vermişler. Bu grup sürekli doğanın ilkel şartları altında hayata tutunmaya çalışırken farklı davranış biçimleri göstermeye başlamışlar. Bazıları birbirine destek olurken mesela zor bir şekilde avladığı avından bir parça başkasına verirken bazıları daha bireysel bir şekilde yaşama tutunmaya çalışmış. Gel zaman git zaman birbirlerine karşılıksız iyilik yapanlar topluluğu farklı gelişirken diğerleri farklı gelişmiş.”



Hikâyenin sonu tam olarak böyle midir bilinmez ama iyilik yapmanın aslında bizim ilkel içgüdülerimizden biri olduğu kaçınılmaz bir gerçekliktir. Bize, nesiller sayesinde aktarılan bir bilinç tarzıdır iyilik. İyilik, bizim kodlarımızın bir unsurudur. Darwin kuramcılarını ya da anti-kuramcılarını buraya toplamadan konumuza girmek istiyoruz aslında. Bilim insanları, eski insanların neden toplu yaşamı tercih ettiğini anlamaya çalışırken bazı hayvanların bu şekilde doğa içerisinde daha kolay varolabildiğini fark etmiş. Ama aslında iyilik olarak nitelendirdiğimiz durum, şu anki araştırmalara göre felsefi ya da psikolojik bir düşünceden daha öteye gidebilecek bir bilimsel temele dayanamıyor. Peki bu kadar geçmişe ait bir gerçekliğe sahip olan “iyilik” kavramını şu an tam olarak ölçemesek de nasıl daha rasyonel değerlendirebiliriz? Uzmanlar her yaşın belli ruhsal ve varoluşsal sıkıntılar getirebileceğini söylüyor ve bunun en iyi çözümü olarak da yeni bir anlam arayışını sunuyorlar ve ne tevafuktur ki anlam arayışı olarak iyiliği seçen insanlarda bu sorunların daha fazla gözükmediğini söylüyorlar. İyilik, insanda zamanla ölen anlam arayışını yineliyor. Çünkü insanlar, iyilik yaptıkça hayattan daha fazla haz alıyor ve haz aldıkça daha fazla iyilik yapmaya başlıyorlar. Haz almanın temel sebebi ise yaşamsal kodlarımızda var olan iyiliği eyleme geçirdikçe hayatta kalabilme inancını daha fazla hissedebilmektir.


Başta anlattığımız hikâyenin sonunun nasıl bittiği bilinmez ama her birimiz hikayemizin bir gün biteceğini biliyoruz. Nasıl bir hisle biteceğine karar vermek bizim elimizde. Derdimiz İYİLİK OLSUN!

**bu yazı Sinan CANAN’dan alıntılar içerir, teşekkürler.

28 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör